Müşteri yorumları
Kendi sözleriyle
Vatandaşlık dosyaları, yatırım kararları ve teslimden sonraki yıllar; hepsini yaşayan müşterilerin anlatımıyla.
Tek bir amaçla geldik: aileme Türk vatandaşlığı. Değerlemeyi de, hukuki dosyayı da, bütün randevuları da iCanBuy üstlendi. Sekiz ay sonra eşim, çocuklarım ve ben pasaportlarımızı elimize almıştık. Bütün bu sürede Türkiye'ye sadece iki kez gittim.
Kurucunun kendisi avukat. Benim için mesele orada kapandı. Vatandaşlık dosyamızdaki her evrak onun elinden geçti; bakanlık bir belge daha isteyince ekibi o belgeyi bir hafta dolmadan hazırladı.
İstanbul'daki ilk yatırımımdı, kendimi ısrarlı bir satışa hazırlamıştım. Öyle bir şey olmadı. Onun yerine karşılaştırmalar, dürüst rakamlar ve beğendiğim bir projenin bana uymadığını açıkça söyleyen bir danışman buldum. O tek cümle yüzünden önerdikleri projeye güvendim.
Doğrudan geliştiriciyle görüştüler; imzaladığım fiyat ilan edilenin altında kaldı. Çok soru sorarım, hepsine cevap aldım. Rezervasyonda da, sözleşmede de, tapuda da hangi adımda olduğumuzu her an biliyordum.
Üç yıl önce aldım. Hâlâ bir saat içinde dönüş yapıyorlar. Daireyi döşediler, kiracıyı buldular; ben Riyad'da otururken kira her ay yatıyor. Siz almadan önce bu kısmı kimse size vaat etmez.
Teslimden sonra abonelikleri ve vergi numarasını hallettiler; yurt dışından benim yapamayacağım ne varsa. Sonra daha büyüğünü istedim, ilk daireyi de benim için sattılar. Baştan sona aynı ekip.
Karar vermeden önce üç şirketle görüştük. Seçtiğimiz şirket vatandaşlık dosyalarını kurucunun kendi ofisinde tutuyor; kendisi de avukat olduğu için dosyamız başka hiç kimseye gitmedi. Eşimle her şeyi tek bir kısa ziyarette imzaladık. Gerisi biz Kuveyt'teyken halloldu.
Üç ülkede mülk alıyorum; satıcıyla danışmanı ayırt ederim. Hangi kattan uzak durmam gerektiğini gerekçesiyle söylediler, sonra hiçbir yerde ilan edilmemiş bir ödeme planında anlaştılar. Arkadaşlarımı onlara ben yolluyorum.
Başka bir ülkede satın almak, ilk toplantıya kadar içimde bir yüktü. Her şeyi benim için tek bir sayfaya yazdılar: ne ödeyeceğim, ne zaman ödeyeceğim, her adımda hangi evrak bana geri dönecek. O sayfada yazmayan hiçbir şey olmadı. Ailem için bunun anlamı büyüktü.
Gezmeden tapuya bir ay bile sürmedi; ikamet izni başvurusunu hemen arkasından verdiler. Sonra annemle babam ziyarete geldi, ekipten biri onları projede karşılamaya gitti. Kimse rica etmemişti. Onlar öyle çalışıyor.
Denize yakın bir yer istedik; Türkiye'de alım üzerine okuduğunuz korku hikâyelerinden hiçbirini değil. Tek bir imza atmadan önce her belge çevrilmiş olarak elimize geldi. Para kendi bankamızdan geçti. Tapuda, bize ne söylendiyse tam olarak o yazıyor. Baştan sona sıkıcıydı ve bunu en büyük övgü olarak söylüyoruz.
Teslimden beri bir kez bile gitmedim, gerek de kalmadı. Daire kirada, ekstreler her ay geliyor; kombi bozulduğunda tamir randevusu ben gözümü açmadan alınmıştı. Londra'dan bir daireyi yönetmek bundan zor olmalıydı.